Burçlar aşkı nasıl yaşar?

KOÇ BURCU

Heyecanlı ve Aceleci Aşık!

Koç burcu insanları aşkta zaferi sever ve tutkuludur. Değişikliği ve heyecanı sevdiği için evde her zaman yeni bir hikaye ister. Sessiz geçen geceler, sakin ortamlar ona göre değildir. Fantezileri vardır ve kesinlikle uygulamak isterler. Yatak odası yerine çeşitli mekanlarda seksi severler. Bu burç gecikmeyi ve hayal kırıklığını hiç sevmez, dedikleri hemen olsun ister.

Koç burcu “seni seviyorum” demekte zorlanmaz ve dediği zaman bu gerçektir. Aynı zamanda bunu duymayı hatta emin olmayı ister. Beklenmeyen, değişik hediyelere bayılır. Bu ben merkezli burç her zaman flört heyecanı arar ve aldatılmayı asla kabul edemez çünkü paylaşmaktan nefret eder. Eğer bunu elde edemezse terk etmekte hiç tereddüt etmez. Sevgilisinin ve eşinin haricinde bir çevresi olsun ister ve kesinlikle bağımsız eğilimlidir. Kontrol edilmekten ve emir kiplerinden nefret eder. Bu burç ile yaşamak için öncelikle Koç burcu olan birinin kendine yönelik yaşamaya eğilimli olduğunu ve sizin ihtiyaçlarınızı çok dikkate almayacağını kabul etmek gerekir. Bu bir Koç doğasıdır ve değişmez. Ama enteresan bir şekilde Koç burcu doğruyu hep içgüdüsel olarak hisseder.



Koç yenilmişse bu hiç olmamış gibi davranmayı tercih eder. Kızdırılırsa saman alevi gibi olan öfkesi yakar yıkar ve bir anda sönüverir. Partneri olarak kızgın anlarda söylediği sözleri ciddiye almamayı öğrenmeli ve olgun davranmalısınız. Koç burçları övgüyü sever. Eğer bir Koç burcu ile beraberseniz onu sık sık övmeyi sakın ihmal etmeyin.


BOĞA BURCU

Tutkulu Aşık!

Boğa aşıkları uyuşuk ama azimli aşıklardır. Bir kere bağlandı mı kolay kolay kopmayan, boşanmaktan hoşlanmayan, sakin, huzurlu insanlardır. İlişkilerini bir an evvel resmileştirmeyi severler. Ancak Boğa burcu tahakküm edici ve kıskanç aşıklardır. Eşit şartlarda ilişkiyi sevseler de ekmeklerini kazandıktan sonra harcama yetkisinin de elinde olmasını tercih ederler. Çok sosyaldirler ama sessiz geceleri de çok severler. Bu burcun insanları rahat evlerde yaşamayı çok sever.

Boğa burçları hayalgücü olmayan , duygusuz ilişkilerde çok acı çekerler. “Seni seviyorum”’u söylemek ile ilgili bir problemleri olmasa da bunu yaratıcı şekilerde sunmayı ve yatakta göstermeyi tercih ederler. Yatak hayatı bu burç için bir ritüeldir ve de çok keyifli olması gerekir. Bu kendinden emin, sessiz burç hep sevildiğini duymak ister ve evde bir düzen ister. Boğa burcu maddi güvenceleri de sever. Ev, araba onlar için statü simgesidir.

Boğa burcu için ayrılıklar ölümden beterdir. İlişkiyi korumak için ellerinden geleni yaparlar. Boşanma onlar için çok acı verici bir süreç olabilir. Ancak Boğa burcu çok inatçı bir aşıktır. Çok nadir ortaya çıkan dehşet verici bir öfkeleri vardır. Öfkelendiklerinde çok kötü sonuçlar olabilir ve en kötüsü bu burcun insanları affetmeyi ve unutmayı hiç bilmezler.

İKİZLER BURCU

Konuşkan Aşık!

İkizler burçları herkesle herşeyi konuşabilirler. Bu konuşkan burç konuşurken el hareketlerini, imaları çok sever. Seksi bile harketler ile ifade edebilirler. Bu inanılmaz sosyal burç, seks hakkında konuşmak , fanteziler kurmak ve hayal etmekten çok hoşlanırlar. Vefa birinci tercihleri değildir ve karşıdanda beklemezler. İkizler erkeği ve kadını uzun süreli ilişkilere girdiklerinde kendilerine ait geniş bir alana ihtiyaç duyarlar, baskıdan hiç hoşlanmazlar ve özgür olmaları gerektiklerini her fırsatta belli ederler. Onlar için evlilik uygulanacak son çaredir.

Seksüel uyumdan çok entelektüel paylaşımı tercih ederler. Bu burcun “sıkılmak” fiilinin kelimesine bile tahammül edemezler. İstediklerini yaptırana kadar karşılarındakini didik didik ederler. Aynı zamanda iki kişilikli İkizler, dediklerini bir gün beyaz bir gün siyah olarak dikte ederken kafanız epey karışabilir. Bir gün inandıklarına öteki gün inanmayabilirler.

Bu burcun insanlarının karar verme yetisinin değişken olabileceğini kabul etmek gerekir. Bu oynamayı kesinlikle kişisel almamalı ve sakince uyum göstermelisiniz.

İkizler burcu iyi bir dinleyici değildir. Monoton konuşmalardan kaçının ve isteklerinizi daha yaratıcı bir şekilde ifade etmeye çalışın. Bunu başarırsanız çok eğlenceli ve de renkli bir ilişki yaşayabilirsiniz.

YENGEÇ BURCU

Şefkatli Aşık!

Yengeç burcu aşığınızın size bakmak ve sizinle ilgilenmekten daha çok sevdiği bir şey yoktur. Yengeçler bir kişiyi seçtiklerinde flört aşaması bile gereksizdir, hemen evlenmek isterler. Ayrılık, en son akıllarına gelen çözümdür. Vefalı ve adildirler. Ama bu burcun insanları ile bir ilişki içindeyken onları anlamak zordur. Dışarıdan zor ve tutucu gözükürler ama içlerinde bambaşka bir kişilik barındırırlar. Kabuğu kırmayı başarabilirseniz arkasında yumuşacık bir kalp görürsünüz. Yani yengeç burcu ile ilişki biraz sabır ve emek ister.

Yengeç burçları güvenceye çok önem verirler. Yalnız maddi olarak değil kendilerini her bakımdan güvende hissetmek isterler. Yanlış anlaşıldıklarına inandıkları zaman çok alıngan ve dar görüşlü olabilirler. Sevgiye vakit ayırmak isterler. Romantik beklentileri vardır. Çiçek, küçük sürprizler, bir sepet çilek gibi aşkı ve romantizimi hatırlatan her türlü hediyeye bayılırlar ve zaman zaman bunu beklerler.

Yengeç kadınları birer dişi kuştur. Evlerini temizlemeyi, süslemeyi, pişirmeyi kısaca “ev” tadında herşeyi zevkle yaparlar. Pişirdikleri yemekleri geri çevirmemelisiniz. Alıngan yapıları herşeyden kolayca nem kapmalarına sebeptir, o yüzden kendinizi bol bol özür dilerken bulabilirsiniz.

Bu hassas ve sevgi dolu burcun insanlarını mutlu etmenin en güzel yolu onları koşulsuz şartsız her zaman sevmek ve bunu hissettirmektir.

ASLAN BURCU

Gururlu Aşık!

Aslan burcu seks ve aşk için yaşar. Ateşi bir ruha sahip olan Aslanlar, güçlü ve aktif bir seks hayatı ve aşk isterler. Kendilerine güvenen görünümlerinin arkasında güven eksikliği vardır ve bu bazen onları ben –merkezci yapabilir. Kendi istedikleri olsun isterler. Bu istekleri bir talep olarak söylemeselerde ağzınızdan girip burnunuzdan çıkarak siz hissettirmeden pekala yaptırabilirler ve siz ne olduğunu anlamazsınız bile. Görünüm Aslan için çok önemlidir. Bakımlı, düzgün görünümlü insanları seçmeye eğilimli oldukları için, aslanların yanında her zaman şık olmalı ve mis gibi kokmalısınız.

Aslan burcu, neşeli, oyuncu ve gülmeyi çok seven bir karaktere sahiptir. Onunla kavga ettiğiniz zaman barışmanın en güzel yolu onu güldürecek bir şeyler bulmaktır ve bunu bulmak çok kolaydır çünkü aslanlar herşeyde gülümseyecek bir sebep bulabilirler. Geç kalmaktan nefret etselerde yavaştırlar, o yüzden beraber yapılan tüm planlarda bir aslana her zaman önceden hazırlanması için vakit verilmelidir.

Aslanların ilişkileri bozulmuşsa veya doğru kişi ile beraber değilseler bile bunu gururları yüzünden kolay kolay kabul etmezler, hatalarını onlara hemen kabul ettiremezsiniz. Çünkü hata yapmak onlar için zayıflıktır ve zayıflığı hiç sevmezler.

Aslan aşığı için söylenecek en son söz onların aşkta her zaman doğal bir şansı olduğudur. İstediklerini elde etmek için sonuna dek savaşırlar ve genelde başarılı olurlar.

BAŞAK BURCU

Ketum Aşık!

Başak burcunun o soğuk, ulaşılamaz görüntüsünün ardında inanılmaz bir libido yatar. Güvenli uzun vadeli ilişkileri olsa bile aktif seks hayatı arzu ederler. İlişkilerinde uzun vadeyi sevseler de arada bir dışarıda gizli, zeki flörtleri olabilir. Zeki insanlar onları büyüler ve bu yüzden bazen hayır demek konusunda zayıf davranabilirler.

Başak burcu insanları ilişkilere yüksek standartlar koyarlar. Davranış, dış görünüş, zeka herşey birer kriterdir ve biri bile eksik olamaz. O yüzden sık sık eleştirirler ama kötü niyetli değildir eleştirileri, sadece herşey mükemmel olsun isterler ve bu yüzden kendilerini de eleştirmekten kaçınmazlar.

Başak burcu sosyaldir ve belirli bir egoları vardır ve bu egolarının arada bir övgülerle tatmin edilmesi gerekir. İletişimde çok başarılı oldukları için herşeyi kolayca konuşabilirsiniz ancak bir şey hariç, o da duyguları. Bu kadar sosyal olmalarına rağmen yine de utangaç bir yapıya sahip oldukları için başakların duygularını anlamak zordur. Hatta duygularını nasıl gösterecekleri konusunda epey sıkıntı yaşarlar.

Gerçek bir işkolik olan başaklar ile başa çıkmanın en güzel yolu onları yanınızda rahat hissettirmektir. Bunun için gerekli olan ise hijyenik bir görünüm, temiz bir ev ve lezzetli yemekler olabilir. Kadın başaklar için ise şık ama sakin, elit bir akşam yemeği, mis gibi kokan bir ortam ve hayranlık dolu bakışlar olabilir.

TERAZİ BURCU

Sevimli Aşık!

Terazi aşk için yaratılmıştır. Ruh ikizlerini bulma konusundaki başarıyı en çok bu burçtakiler yakalar. Bir kere buldular mı ise artık sonsuza kadar ayrılmazlar ama flörtlerinden asla ödün vermezler. Manalı bakışmaları, anlamlı sözleri, kikirdemeyi yaratan bu burcun insanları her zaman bir yerlerde birileri ile flört edecektir ama aldatmayacaktır. Çünkü aldatmayı yüksek ruhlarına hiç yakıştırmazlar.

Terazi burcu ilişkilerinde kavga olmasın diye inanılmaz bir özen gösterir ve karşısındaki kişiyi memnun etmek için elinden geleni yapar çünkü teraziler kavgayı, huzursuzluğu hiç ama hiç sevmezler. Kavga ederken bile sakindirler dolayısı ile kavga ettiğinizi bile anlayamazsınız. Bu burcun insanları ilişkilerinde sorun yaşarsa suçlama yolunu tercih etmeyerek, uyumlu, ılımlı ayrılıklar yaşamaya çalışır.

Tembel ve kararsız olduklarına dair bir inanış vardır. Özü böyle değildir, o sadece mükemmel ve en doğru olanı istediği için git-geller yaşamaktadır. Adalet duygusu da tıpkı mükemmelciliği gibi ön plandadır. Ona haksızlık yapmamaya özen göstermelisiniz.

Terazi aynaları sever. En güzel görünüş için saatler harcayabilir. Estetik sektörü bu burç ile gelişmiştir. Güzel eşyaları, evleri kısacası güzel olan herşeyi severler. Müzelere, tiyatrolara gitmeye bayılırlar. Onu mutlu etmek için sık sık güzel mekanlara veya ülkelere gidebilrsiniz.

AKREP BURCU

Kıskanç Aşık!

Akrep burçların en gizemlisidir. Duygularını anlamak çok zordur. Seks içgüdüsü çok güçlüdür ama sizi isteyip istemediğini bile anlamakta sıkıntı çekebilirsiniz. Hisler konusunda da oldukça ketumdur. Kendine yetmeyi sever ve ulu orta duygusal konuşmalar yapmaktan hiç hoşlanmaz.

Akrep burçları kontrol edilmeyi kabul etmezler ancak kendi dünyalarına soktukları o ender kişilerden sadakat ve vefa beklerler. Bu burcun insanları için aşk ve tutku kesin bir çizgiyle ayrılmıştır ve asla karışmazlar. Eğer sizi sevdiğini söylediyse bu bir gerçektir ve gerçek olduğu andan itibaren artık Akrep’in kıskanç yanı ile de tanışırsınız. Kıskançlık Akrepler için çok başka bir boyuttur, asla unutmaz, asla affetmezler. Onun güvenini kaybederseniz bilin ki geri dönüş yoktur.

Akrep burçları dünyanın görünen değil görünmeyen tarafları ile ilgilenirler. Yasak olan bilgileri, gizli öğretileri, çözülememiş sırları araştırırlar ve bu yüzden ölümü bile göze alabilecek kadar gözüpektirler. Bu yüzden bir akrebi mutlu etmek için gerçekten yaratıcı olmalısınız. Macera dolu seyahatler, gizemli mektuplar, keşfedilecek yeni heyecanlar her zaman gündemde olmalıdır.

Akrep için saldırı, savunmadan daha iyi bir yoldur. İğneleyici dilleri sizi gözyaşlarına boğabilir ancak sizi en iyi olabilmeniz için her zaman desteklerler, delici gözleri herkesi gördüğü gibi sizin de en zayıf ve en güçlü yönlerinizi kolayca görebilir. Bu onlar için doğal bir yetenektir. O yüzden asla rol yapmayın. Akrep zor sever ama severse tam sever.

YAY BURCU

Maceracı Aşık!

Romantik Yaylar için aşk çoğu zaman daldan dala konmaktır. Aşkın o büyüleyici günleri gerçer geçmez Yay için fazla yapacak bir şey kalmaz. Bütün burçların içinde en özgür ruhlu olanlardır ve bu alana kesinlikle kimseyi sokmak istemezler. Uzun vadeli planlar yapmayı gereksiz, alışverişi zaman kaybı olarak görürler. Onlar bir dakikada bavul yapıp, Marsilya’ya tatile gidebilirler. Keşfetmek, öğrenmek, duygu alışverişleri, konuşmak, paylaşmak Yay için en önemli yaşam sebepleridir. İlişkilerini bitirme kararı aldıklarında bile bunu uzun uzun konuşarak, inişli çıkışlı bir şekilde yaparlar ve karşılarındakinin kafalarını oldukça karıştırırlar.
Yay burcu ile ilişki yaşarken siz de onun kadar özgür olabilirsiniz. Kendi başınıza ev alabilir, onu dekore edebilir, çocukları istediğiniz okula kaydettirebilirsiniz. Bu onlar için sorumsuzluk değil, size olan güvenleridir. Çok şanslıdırlar ve bu şanstan siz de etkilenirsiniz. Abartma huyları olsa da açık sözlüdürler ve aşk oyunlarını sevmezler. Sevgilerini hemen söylerler ve karşılık beklerler.

Eğer bir yayı seviyorsanız ve de alıngan bir insansanız ona asla “Ben şişmanmıyım?, güzelmiyim?” gibi sorular sormayın. Çünkü eğer gerçekten şişmansanız bunu onun ağzından kesinlikle duyacaksınızdır. Ama bu şişmnalık onun için asla kriter değildir, o sadece gerçeği söylemiştir ve size olan duyguları ile alakası bile yoktur.

Yay ile eğlenebilir, çok şey öğrenebilir ve rahat bir hayat geçirebilirsiniz.

OĞLAK BURCU

Uyumlu Aşık!

Güvenilir, güçlü bir karaktere sahip olan oğlaklar için söylenecek en önemli ilk kelime çalışkanlık ve sorumluluk duygusunun gücüdür. Çok ciddi görünürler ama içeride akıl almaz bir eğlence anlayışı vardır. Satürn’ün güçlü etkisi ile bir oğlak erkeği ya da kadını, her şakanın altında bir ciddiyet, her ciddiyetin altında bir şaka arar. Hislerine çok zaman ayırmadığı için çoğu zaman bir oğlağın birine aşık olduğunu anlaması epey bir vakit alabilir. Libidosu güçlüdür ama ezici değildir ve içinde sakinlik barındırır.

Oğlak burcunun insanları için meşhur bir söz vardır; “Küçükken bir bilge, büyükken bir çocuk” olarak değerlendirilirler. Yaşları ilerledikçe yaşam sevinçlerinin daha çok farkına vararak, daha neşeli ve paylaşımcı olurlar.

Bir oğlak burcu ile berabersiniz muhtemelen kendinizi maddi olarak hep güvende hissedeceksiniz. Çünkü oğlaklar ne yapıp edip maddi güce bir şekilde ulaşırlar ve bunu sevdikleri ile paylaşmaktan hiç çekinmezler. İş hayatları kariyer hedefleri ile doludur ve o kariyeri elde etmek için ne gerekiyorsa yaparlar. İş hayatlarını çok sevseler de sizinle düzenli vakit geçirmekten, beraber günlük hayatın eğlencelerini paylaşmaktan hiç vazgeçmeyeceklerdir . O yüzden pek çok burca göre evlilik için en uygun burçlardan biridir.

Oğlak burçları kendi görünümleri kadar sizin görünümünüze de önem verirler. Toplum tarafından kabul edilen
normlarda bir zerafet, görgü kuralları ve etik beklentiler içerisindedirler. Onların yanında her zaman tertipli, temiz ve ağırbaşlı olmalısınız. Oğlaklar doğal krallardır ve her zaman kraliçeleri severler.

KOVA BURCU

Tarafsız Aşık!

Tahmin edilmesi en zor burçlardan biri olan Kova için hayat bir düellodur. Çok zeki olan Kovaları elde etmek için aynı ölçüde zeka gerekir. Derin ve anlamlı konuşmaları çok değerli bulurlar, bilgili, entelektüel kişiliklere hayrandırlar. Konuşmak, anlamak isterler ama boş konuşmalardan çabucak sıkılıp, TV kumandasını en yakın arkadaş ilan edebilirler.

Bir kova burcu ile beraber olmanın belki de en zor olan kısmı onun sizi kıskanma içgüdüsüne hiç sahip olmamasıdır. Kalabalık bir ortama girdiğinizde herkes derin bir sessizliğe bürünüp size hayran hayran baksa bile o sizi kıskanmayacaktır. Hatta bunu hiç farketmeyebilir. Ama hep önünüzü açan, size destek veren, eşit bir ilişkide olacaksınız. Sürprizlerle karşılaşacaksınız ve size bağlı bir insanla beraber olacaksınız. Ufak tefek flörtler dışında Kova vefalı bir burçtur.

Kova burcunun sert bir dili vardır. Bir şeyler öğrenirken veya derin bir tartışmada kolayca provoke olurlar ve hitap şekilleri değişebilir. Ateşli kişilikleri bazen patavatsız cümleler sarfetmesine neden olur, ama aslında bu cümlelerin altında yatan bir ima asla yoktur. Onlar tartışmayı doğal sayarlar ve telepatik iletişimler isterler.
Kova “farklı” olmak ister. Bu kelimeye giyim, yaşam, inanç gibi her türlü ayrıntıyı sokabilirler. Farklı kişilikler onları çeker ve zor olan ile uğraşmayı severler. Ani öfke patlamalarına meyillidirler ama rahatsızlığınızı belli edersiniz onlar bunu anlarlar ve kendilerini değiştirebilirler. Kova için “değişim ve fark yaratmak” bir yaşam felsefesidir. Çok kolay yanlış anlaşılırlar ama filozof dilleri bu yanlışlığı kolayca düzeltebilir.

BALIK BURCU

Romantik Aşık!

Peri masallarını andıran aşklar, bir kamyon dolusu gül, kocaman bir tek taş, pencere altında ölümsüz bir serenat ve işte balık burcu. Balık burcu iflah olmaz bir romantiktir. Kesinlikle ruh eşini bulmak ister ama flört etmek, beğenilmek, aşk denizlerinde yüzmekte keyifli olduğu için balığın size bağlanması için romantizmden onunla birlikte olduğunuz müddetçe asla vazgeçmemelisiniz.

Balığın yumuşak bir kalbi, saf bir ruhu vardır. Kolayca inanır, affeder, hüzünlü hikayeleri, bitmemiş aşkları çoktur ama ruhunun bir yanı da çok gerçekçidir. Dışarıda ne olup bittiği ve kendisi ile ilgili başkalarının fikirleri önemlidir. Bir balık insanına ne yansıtırsanız onu alırsınız. Sevilmiyorsa sevmez, seviliyorsa sever.
Bir eş olarak balık burçları çok keyifli olabilirler çünkü ne hissettiğinizi kolayca anlama yetisine sahiptirler ve anlaşılmak siz de çok keyifli duygular uyandırabilir. Huzurlu ilişkileri tercih ederler. Kavgadan her zaman kaçarlar. Bazen kendilerine güvenleri azalır, böyle anlarda onlara destek olmak, sevmek, mutlu etmek gerekir. Pratik fikirlerle onların korkularını yok edebilir ve destek verebilirsiniz. Seks onlar için aşkın bir rituelidir ve sık sık tekrarlanması gerekir.

Balık burcunun insanları için dünya acımasız bir yerdir. O yüzden saklanmayı, içine kapanmayı tercih edebilirler. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey zevkli yolculuklar, sevecen yaklaşımlar, romantik bir gece, yatakta geçirilen uzun saatler veya güzel bir müzik dinletisi olabilir.
Sakin, pozitif bir hayat istiyorsanız balıklar sizi çok mutlu edebilir.

Kar kıyafetleri







Kar kıyafetleri almayı düşünüyorsanız eğer alışveriş yapmadan önce yukardaki  modelleri incelemeniz fikir oluşması açısından sizlere faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Sevmek-Serenad

"Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.

"Yol" dedim.
"Alıp başını gitmek" dedi.
"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.

"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.

"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdırmadığım" dedi.

"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi.

"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.

"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi.

"Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi.

"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi...

Ben SENim...

"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi

"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.

"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
"A Ş K" dedi.

"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere"
"Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.

"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"

"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.

"Yok olunca!" dedim.
"İşte gerçek aşk ta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.

"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi.

Durdum. Durdum. Ve sustum!

"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim.

"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!"

"Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum.

"Her yerde" dedi.

"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi.

"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.

"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi.

"Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi.

"Ya korku!" dedim.
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi.

"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu.

"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu.

"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi.

"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi.

Durdum. Durdum. Yine sustum.
"Kimsin?" diye sordum.

"SEN' im" dedi.

Nouvelle Vague - This Is Not A Love Song

Kelimeler zamansız,onları öyle bir kullanmalısın ki,tüm zamanları içine alsın,seni tüm zamanların ötesine taşısın...

Yasmin Levy ~ La Nave del Olvido

Kalbi ses tellerinde atan kadın...

Kar Sessizliği

Kar sessizliği...
Dışarı çıkarsınız hele birde hava kararmışsa sokak lambaları altında karın yağışını daha bir net görebilmek için başınızı yukarı kaldırırsınız ve sanki kar sessizliği içinize işler..acayip bir andır..ayağınızın altındaki karın hışırtısını duyarsınız,tuhaf bir hışırtı, o anda yanınızdan geçen araba bile sessizdir.Fısıldayan güzelliktir bu sanırım...işte o vakit kurduğunuz hayaller mutlaka gerçekleşirmiş...:)

Sağolsun Maya'lar

Sağolsun Maya'lar...(ruhları şad olsun daha doğrusu)binlerce yıl sonrasına kadar taşınan varsayımları,milyonlarca insanı nasıl da hala meşgul ediyor.Aylardır tv kanalları,astrologlar,yazarlar,çizerler ganimetlendiler bu sayede...devlet gündemleri bile şaştı.Yılbaşı furyasının bile pabucu dama atıldı.Hayırlısıyla şu yarını da atlatalım inşallah...:)

Yeniye Merhaba

Bu sabah gözlerimi açtığımda sevinçle merhaba dedim yeni güne..Tertemiz havanın, sabahın erken saati olmasına rağmen,baharın ılıklığıyla karışmış ağaç kokularını içime çektim..Bugün başkaydı,geçmiş günlerden daha başka,daha parlak,daha aydınlık,daha arınmış,yeni,yepyeni...
Bugün,o eski olan yanımda sakladığım ve henüz bilmediğim ben'leri tanıdıkça,unuttuklarımı anımsayıp,onları ilk defa tanıyormuşcasına aldım yaşamıma,böyle yenileniyorum..Benim aslında yeni deyip kabul ettiğim,ben de olup o güne kadar bana gözükmemiş yanım olabilir mi acaba?Yeniye merhaba..
Yaşam herşeye rağmen yaşanası,neşesiyle,hüznüyle,mutluluklarıyla,kırıklıklarıyla..üç gün önce ağlamıştım,ama bugün gülüyorum,yenilendiğimi hissediyorum tüm hücrelerimde..
Yapmam gereken çok işim vardı bugün,ama bir ara mutlaka zaman ayırıp arkadaşımın çok sevdiğim köpeğiyle haşırneşir olmalıydım,öyle de yaptım..kapı açılır açılmaz üzerime atladı,çeşitli sevgi oyunlarıyla kendimi öyle iyi hissettirdi ki bana.Benden beklediği sadece sevgiydi,ilgiydi,dostluktu..gözlerindeki o sevgi dolu bakışlar,başını kolumun altına sokup orda kısa şekerlemesi,uyanıp güven içinde kucağıma çıkıp,yerleşip oturması,yediklerime,içtiklerime ortak olması,sonra oyuncağını getirip oynamamızı istemesi beni nasıl mest etti anlatamam.Herşeye bedeldi bu sevgi alışverişi,bir çok gerçeği bir kez daha hissettirdi.
Sevgi kelimesi artık o kadar çok dillerde ki,hangisi gerçek ,hangisi sanal ayırt etmek güç..
Herşeye rağmen içinde sevgiyi barındırabilen,kocaman,zengin yüreklere sevgiler:)
Mürüvvet Sevim
20-05-2010

Yaşama Emek,Sevgiye Emek

Sevdaya emek,emeğe sevda.Yaşama sevdalanmak,sevgiye sevdalanmak, emek vermek..
Sabah yürüyüşümü yaptım terim kurumadan hızlı tempoyla evin yolunu tuttum.Tuttum tutmasına da gelin görün ki,yolumun üzerinde hızımı kesen tatlı,şirin varlıklarla selamlaşmadan olur mu?Olmaz tabii,selamlaştık uzun tüylü,uzun kulaklı ama sabah sabah yiyecek bulamamanın verdiği yorgun bakışlarıyla dostumuzun.Az ilerdeki marketten ekmek alıp bir parçasını paylaştık dostumuzla ve memnun bakışlarıyla gözgöze gelerek uzaklaşmak üzereyken yanından,çalışkanlıklarıyla tanıdığımız minik,siyah dostlarımızın toprağın üzerinde hızlı bir telaşla yüklendikleri yükü yuvaya taşımaktaki beceri ve gayretlerine tanık oldum bir kez daha.Eğildim,izlemeye başladım..Hayranlık uyandıran sistematik çalışmaları,ekip uyumları,ısrarlı,vazgeçmeyen mücadele yetenekleri karşısında düşündüm ve hayranlıkla gülümsedim.Kendilerinin yaklaşık on tanesinin toplamı büyüklüğündeki bir kırıntıyı, ekip halinde, yılmadan,üstelik bulundukları yerden metrelerce uzağa taşıdılar ve yuva deliklerinden içeri sokmayı başardılar.Bu emeğe nasıl sevdalanılmazdı?..Ne kadar insan bunu başarıyor acaba?Yaşamlarında hedeflerine odaklanıp,azimle,gayretle,vazgeçmeden,sistemli çalışarak yol alabiliyorlar?.Ya sevgide nasılız?

Evet, ne çok seviyoruz birbirimizi. Beğenerek aldığımız bir giysiyi sever gibi. Evimize aldığımız ve terbiye edilmesi gereken, huysuz ama cana yakın bir kedi yavrusunu sever gibi. Çiğnerken bize haz veren bir çikolata parçasını sever gibi... Kaçımız farkında bir insanı, bir kişiyi, bir bireyi sevmenin ne demek olduğunun!?
Sevgiye dair ne biliyoruz? Sevmenin ne olduğunu düşündük mü hiç? Ne yapıyoruz sevgiyi hak etmek için? Sevmek, bir insanı koşulsuz sevmek istiyor muyuz acaba? Yoksa, koşullarımız mı var kendimize göre hep? Yoksa, gerçekte istediğimiz şey, koşulsuz sevilmek mi sadece? “Sevmek istiyorum” derken, asıl kastettiğimiz, “sevilmek istiyorum”dur genellikle. Bu istekte, bizi istediğimiz, beklediğimiz anlamda sevecek bir insanı bizim de seveceğimiz varsayımı yatar belki. Bu bir yere kadar doğrudur da. İnsanın, değer verdiği kişinin sevgisine kayıtsız kalabilmesi güçtür...

Ama sevgi bir mal, bir meta mıdır ki, vermek için önce bir şeyler almayı bekleyelim? Önce kafamızdaki sevgi kavramını netleştirelim. Sevmeyi, sevilmek olarak algıladığımız sürece, kalıcı bir sevgiyi üretebilmemiz olası değil. Sevgi, nesneye bağlı olmaksızın, içimizde zaten var olması gereken bir birikim, bir duygu. Kişi bu birikimi edindiği deneyimler sonucu da kazanabilir, varlığının bir parçası olarak da içinde zaten taşıyor olabilir. Çünkü sevgi duygusu, ilkin insan olmak için, kişinin kendisi için taşıması gereken bir duygudur. Ve bencillik duygusuyla bir arada yaşayabilmesi çok güçtür bu duygunun.

Emek,kendine, insana, yaşama bir şeyler katmak, üretmek, çoğaltmak, çoğaltarak bütünleşmek, sevmek değil midir? Sevmek, nesnelerden soyutlanmış sıcak ve üretken bir ilişki için emek vermek, emeği sevgiye dönüştürebildiğimiz yerde, sıcacık bir bebek öpücüğü tadında duyumsadığımız şey değil mi, mutluluk duygusu da? :)
Mürüvvet Sevim

Bir Sonbahar Hikayesi

En duygusal mevsim bence Sonbahar,bulutlar hazır,dolu,dopdolu gözleriyle..Toprak ana doğurmuştur,nadasları yapılmış,huzur içindedir artık,kucağı açıktır bir dahaki döllenmeye.Bahçedeki tek-tük,yaza vedaya hala isteksiz son edalarıyla salınan karanfiller,güller..Ya zeytinler;düştü düşecekler dallardan,"hadi toplayın artık bizi"diye sataşmaktalar etrafa..:)Yakıcı güneşi uğurlarken sevgiyle,yeşil yapraklara veda ederken(ölmediklerini uykuya yattıklarını düşünmek de hoştur)sararmış yaprakların eşliğinde yürümek aşka,yeniye nasıl da sancısız,yumuşacık bir doğumdur..Bu kadar mı güzel taşır ruhunda anlamlı olan herşeyi bu ay..?Bu kadar mı çok şeyi alır kucağına. Cumhuriyet'in,özgürlüğün ilanı da Ekim ayının kanatları altında değil mi..?Bu ayda doğanlar gibi,Ekim de aydınlık yüzlü,dost canlısı,yaratıcı...ha.. aydınlık yüzlü,dost canlısı dedim de geçen Ekim ayında yaşadığım bir anı geldi aklıma..:)
Serin fakat güneşin parlak ışığıyla cam gibi aydınlık bir öğleden sonraydı.Yapmam gereken işlerimi bitirmiş eve dönüyordum.Fakat canım eve de girmek istemiyordu.Yol boyunca yaşamımda,çocukluğumdan şimdiye kadar geçen kesitler geldi gözlerimin önüne.Önünden geçmekte olduğum çaybahçesine baktım,hafif bir gülümsemeyle burukluk karıştı ifademe.Ne güzel anılarım vardı orada,hiç silinmemiş,ortam da fazla değişiklik olmadığı için, yıllar önceki konumunu halen koruduğu için anılarımın da daha net canlanmasını sağladı .Sürekli uğrak yerimizdi.Sıkı anılarım vardı dostlarımla burada.
Adımın seslenilmesiyle birden sıyrıldım anılardan,dönüp baktım sesin geldiği yöne, inanamadım!Az önce içimden geçen şeritlerin başrol oyuncusu ta karşımdaydı,uzun yıllar olmuştu görüşmeyeli..Sarıldık özlemle..-Bak dedim..nerede karşılaştığımızın farkında mısın?Hadi bahçemize geçip eski günlerdeki gibi oturup çaylarımızı söyleyelim..aynı garsonlar yok ama..gülüşerek sevdiğimiz bir köşeye geçip oturduk.-Hadi hemen anlat,neler yaptın bunca zaman,nerelerdeydin?dedim.Başladı anlatmaya aydınlık yüzlü arkadaşım;"Uşak'ın bir kasabasına gelin gittiğimden beri gelmedim,gelemedim buralara,hiçbir şey değişmemiş,sen de değişmemişsin, şirin o hep gülen yüzünle,sıcacık insanın içini ısıtan bakışlarınla,enerji dolu tatlı sesinle hep aynısın".-Boşver beni şimdi, kendini anlat hadi..Sonra?."Yıllarca bir cenderede yaşadım Mürüvet".""Keşkelerle yaşadım,ne işim vardı benim buralarda ?sorularıyla cebelleştim durdum sürekli..""Birbirine tamamen zıt,apayrı kültürlerde,apayrı kişilik yapıları ve görüşlerdeki iki insanın uyumu nasıl olursa,ben onu yaşadım"-Söyledik sana o kadar ama anlatamadık ki..!"Haklısın canım,ama o dönemlerde anlayacak durumda değildim,bana renkli ve cazip gelen şeylerin peşinden sürüklendim gittim"-Şimdi ne oldu?..-Neden burdasın?."Çünkü artık kendimi yaşamaya karar verdim"-Ne güzel bir haber bu!..-Peki bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?"Eski defteri kapattım ve kendimi daha çok sevmeye başladım,güzel hayaller içindeyken,günün birinde bu hayallerimin baş kahramanını çektiğimi gördüm kendime,hayatıma ..ilahi birşeydi bu."
"İşte yeniden buradayım yıllar sonra ama çok farklı biri olarak,kendini çok seven,hayallerinden gerçeğe dönen başkahramanına aşık,hem de sırılsıklam aşık,mutlu bir Hülya olarak yine ,yeniden buradayım".Kalktım yerimden, sarıldım Hülya'ya..en az onun kadar kelebekler uçuştu midemin biryerlerinde.Hem ona yeniden kavuştuğum için,hem de yaşadığı mutluluğu içimde canlı hissettiğim için.:)
Kalktık birlikte,tekrar görüşmeyi umut ederek ayrıldık.
Tabii bendeniz,karşılaşma öncesindeki düşüncelerime ,sonrasındakileri de ekleyerek düştüm yola yeniden.O kaldırımdan bu kaldırıma,karşılaştıklarıma selam vere vere,hafiften çökmekte olan akşamın tatlı serinliğini hissede hissede,mis gibi ağaç kokularını içime çeke çeke,evimin yakınındaki zeytin ağaçlarına dokuna dokuna evin yolunu tuttum.
Düşündüm eve girerken,posta kutusuna bakarken,merdivenleri çıkarken(asansörü kullanmıyorum 3. kata çıkmak için),hatta kapıyı açarken,çantamı,anahtarları portmantoya bırakırken,sonbahar mevsimlerin en güzeliydi evet:)..özellikle Ekim ayı..içinde anlatılacak nice hikayelerimi saklıyordu,ne tatlı bir sarhoşluğu vardı.
Evet evet en duygusal mevsim sonbahar:)Her ne kadar hüznün simgesi olmuş olsa da güz geldiğinde ağaçlarını bırakıp giden yapraklar,erkenden saklansa da güneş dağların arkasına,yaz tekrar dönmek üzere uzaklaşsada,rüzgarı yeniden göğüsleme vaktidir sonbahar..Geride kalanlarla gidenlerin arasındaki o adı konulamayan hüzündür belki sonbahar,öyle de olsa bana göre coşkudur,tatlı bir boyutun burgaçıdır sonbahar.:)
Mürüvvet Sevim

Sevgi Üzerine Azıcık...

Hiçbir şey gerçek değildir, hiçbir şey sürekli de değildir, her şey değişir.Akar gider,yer değiştirir. Çok çalışmadan ve ellerimizi kirletmeden hiçbir değişimi gerçekleştiremeyiz. Yalnızca şunları bilmek gerekli; Yaşıyorum varım, buradayım, gelişiyorum. Yaşamımı başkaları değil, kendim için kendim oluşturuyorum. Kendi kusurlarımı yanlışlarımı, hatalarımı açık yüreklilikle kabullenmeliyim. Yokluğumun acısını hiçkimse benim kadar duyamaz, ama yarın yeni bir gün ve yatağımdan çıkıp yeniden yaşamaya başlamaya karar vermeliyim. Başaramazsam başkalarını ya da kaderi suçlamanın kolaylığına sığınmamalıyım.
Sevginin duvarlardan daha güçlü olduğunu biliyorum. Öyleyse güçlü ama sevecen ellerinle yık bu duvarları. Sevecen ol çünkü içindeki çocuk çok duyarlıdır ve duvarların gereksiniminde büyümez.Ne denli yaşlı olursak olalım, çoğumuz hiçbir zaman büyümeyiz; yalnızca boyumuz uzar.İnsanları çocuk gibi görürseniz onları daha iyi anlayabilirsiniz. Çocuk ruhunun,coşkunluğu,zekası,hesapsızlığı,yalansızlığı,duyarlılığı ve içtenliğiyle ile sarıp sarmalayın sevdiklerinizi.
Hepimiz aslında yalnızızdır ve anlaşılmak isteriz.Her ne kadar etrafımızda kalabalıklar olsa bile.. Ama hiçbir zaman bir başkasını tümüyle anlayamayız ve hepimiz nedense sevdiklerimize bile bir parça uzak kalırız.Nedendir bu uzak kalış?Halbuki sen değil misin duvarları yıkma coşkusuyla yanıp tutuşan.O vakit,bir çocuğun cesaretiyle,hesapsızlığıyla,dalgaların coşkusuyla,varoluşunun gücüyle ve tüm sevecenliğinle yık duvarları.
Acımasız olanlar güçsüzlerdir; sevecenlik, yalnız güçlülerden beklenebilir. Korkuyu bilmeyenler gerçekte yürekli değildir. Çünkü yüreklilik düşünebilene karşı koyma gücüdür.
İnandığım bir şey var;şarkı söyleyen,şiir yazabilen,resim yapan insanlar sevecen insanlardır,onların kendilerine ait bir iklimleri vardır,yaptıkları,ürettikleri,hissettikleridir..Onların gerçeği;düşündüğünü yaşar,yaşadıklarını düşünürler.Kelimenin tam anlamıyla özgür insanlardır,hatta bilginin ve filozofun önünde yürürler.Çevrelerini yüzlerce gözle görebilirler.Bu yüzden içlerinden taşan coşkuyu,sevecenliği ne kadar geniş bir alana yayarlarsa o denli huzurlu,mutlu olurlar.Duyarlar va duyururlar.
Neden mi bu tanımlamaları yaptım?Çünkü konu sevgi ve sevecenlik üzerine olunca, ruhlarından akan güzellikleri,çelişkileri,yapmaları-bozmaları,sevmeleri,coşmaları yani kısaca ruhlarını,güçlerini cesaretle,sevecenlikle birleştirmiş,bir o kadar da cömertçe paylaşan insanlar olduğunu düşündüğüm için.Haydi o zaman sevgi ve sevecenlik içinde kalın.
Mürüvvet Sevim

Beyaz düşler

Beyaz düşler

Adele-Set Fire To The Rain


Yağmur Sevgisi(Aşkı)


Yağmur

Kış dallara,dağlara düşmüş İzmir'de, yağmur var yine,toprağın her zerresine kavuşmuş.Mutlulukla dolu, sakin bir bekleyişin tadındadır körfez,suyun suya aşkını anlatan...
Yağmur yine yağdı  şehr-i İzmir'e,sessizliğe yağdı,umutlara yağdı,umutsuzluklara yağdı,neşeye,sevince yağdı,gözyaşlarına yağdı,kalp kırıklıklarına yağdı,sevgilere yağdı,özlemlere yağdı...Kimi duyguları besledi,kimilerini yıkadı sihirli suyuyla.Katılmaya değer bir şölendi gökyüzü ve yeryüzü coşkusu.Sen yağdıkça ben yenileniyorum,yağmur,seni seviyorum.

Kayısı Ağacı

Az önce pencereden dışarı bakarken, bahçedeki tek ağaç olan kayısı ağacı ile gözgöze geldik yine.Bu yaz öyle bir serpildi ki yavrucuğum,dallarıyla sanki benim penceremden içeri girme gayretinde. Aklıma büyük usta Nazım'ın sözleri geldi birden,"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine..." Düşündüm de,sevgili kayısı ağacı tek ve hür bulunduğu yerde,bir ormanda yaşasaydı,kardeşçe yaşamayı becerebilirler miydi?Evet tabiiki,hem de nasıl...Onu beceremeyen insanlar,insanlara mahsus bir konu bu;bir arada kardeşçe,dostça yaşayamamak galiba. Şu an tatilde olan bir arkadaşımın ağzından birebir aktaracağım yazıda ne diyor bakın? "Bu kadınlara ne olmuş böyle.Her yerde kavga cıkarıyorlar ,saldırıyorlar...Ruh sağlığı bozuk arızalı toplum dedik ama, bu ne ya...Görgüsüz kaba adamlar,bir sürü salak zır cahil kadın..İnanılmaz.Bodrum burası bir de...sevis elemanlarına yazık ...3 krş para verecekler mekanı satın aldığını sanan bir sürü sonradan görme...paraları ne kıymetliymiş bunların..evlerinde otursun sazanlar...huzurumuzu bozmasınlar...tatile gelmişler ,tebessüm eden insan yok...nezaket yok..Bu ülkenin insanlarına ne oluyor böyle...?" Gülümsedim okurken.Yorum yok. Bir taraftan egolarını yeterince okşayamadığımız dost bildiklerimiz yabancı oluvermişler,anmaz olmuşlar adımızı.Ne iştir kardeşim?...Eskiden kötü gün dostu diye bir terim vardı,unutulmuş şimdilerde.Özetle;egosunu okşadığın daima yakın olabiliyor sana,hele ki bir gaflete düş,yandın o vakit. Ve kederi de yaşamalısın, Namusluca, bütün benliğinle çünkü acılar da, Sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.Eskidenmiş sabredip murada ermek, Şeyhin kerametini bekleyerek. Öyle zamanlar yaşamaktayız ki dostum, Erdemdir bazen, sabretmemek. Diyen usta Ataol Behramoğlu sanki inceden yüreklerimize su serpmekte... Olgunlaşma,OL'ma yolunda acılar da,üzüntüler de,aldanışlar da,hayal kırıklıkları da mübahmış.Hadi hayırlısı dostlar,görecek günler var daha.

Ben Neredeyim

Ne sendeyim
Ne bende...
Ne hergün uyandığım düşlerimde,
Öyle bir yerdeyim ki,
Yanlızlığımın kalabalığında...

up